SEO, Performans Pazarlama, Dönüşüm Optimizasyonu

SaaS Bir Ürün ile Zengin Olmak!

SaaS Bir Ürün ile Zengin Olmak!

   

Muhtemelen zengin olmak kelimesini görür görmez dikkatinizi verdiniz ve okumaya başladınız. Lütfen sonuna kadar okumaya devam edin. Bilmeyenler için kısaca Software As a Service (SaaS), yani ”bir servis olarak yazılım”… Bulut ekosisteminin büyümesiyle birlikte yazılım pazarında sessiz sedasız önemli değişiklikler olmaya başladı. Teknoloji şirketleri artık tek seferlik satışlardan çok yazılımın kiralanması yoluna gittiler. Böylece devamlı gelir üreten bir iş modeli ortaya çıktı.

SaaS pazarı Türkiye’de henüz çok yeni ve hala çok büyük fırsatlar var. Ve kesinlikle yeterince anlaşılabilmiş bir alan değil. Mesela; insan kaynakları alanında KolayİK, muhasebede Paraşüt, eTicaret yazılımında Tsoft, pazaryeri entegrasyon yazılımında Entegra/AyenSoft ve mailing alanında SendLoop/Revotas, rakiplerin fiyatlarını takipte PriSync ve buna benzer birçok alanda yerli oyuncu saymak mümkün.

Bulunduğu sektörün tüm detaylarına hakim biri, kurguları oluşturduktan sonra SaaS girişimini hayata geçirmek için yazılım ekibini pekala kurabilir. Burada asıl meselenin, yazılımı ortaya koymaktan öte satış-pazarlama olduğuna dikkat çekmek istiyorum. Bir ürün, en doğru bir biçimde ortaya çıksa bile doğru bir şekilde pazarlanamadığı durumda esasen pek de bir anlam ifade etmiyor. Bütün mesele, gerçek bir ihtiyacı ya da zorluğu gideren ürünün hedef kitleye doğru bir şekilde aktarılabiliyor olması.

SaaS bir projenin 3 önemli ayağı var; AR-GE, Destek ve Satış-Pazarlama. AR-GE’nin iyi olması pazarda kalıcılığı sağlarken desteğin iyi olması müşteri memnuniyetini, satış-pazarlama faaliyetleri ise ciroyu olumlu etkiler. Dolayısıyla SaaS çözüm geliştirirken bu 3 sac ayağını çok iyi planlamak gerekir. Kötü bir ürün iyi bir satış ile yine pazarda yer bulabilir fakat AR-GE iyi olmazsa kalıcı olamaz. AR-GE ve satış çok iyi gidebilir ama destek yeterince iyi değilse ve müşteriler yeterince iyi hizmet almadıklarını düşünüyorsa yine sürdürülebilir bir iş modeli konuşmak mümkün olmaz.

İşte bu noktada belki 100 girişimciden belki 98’i hata yapıyor. Bir yazılım ürünü pazarda görücüye çıktığında ne kadar büyük bir sorunu çözüyorsa çözsün, bir anda satış patlaması yapmaz. Kısa yoldan zengin olma hayallerimizi şöyle bir kenara alalım böylece. Yazı hala ilginizi çekmeye devam ediyorsa lütfen soluksuz okumaya devam edin. Belki de global ölçekte başarıyı yakalayacak o girişimci siz olacaksınız.

Bir müşteriyi memnun etmek, devamında ona sorunsuz destek vermek referans etkisi oluşturacağı için satışı da organik olarak getirecektir.

Bir SaaS girişimin pazarda yer edinmesinin, elbette doğal bir süreci var. Örneğin; herkesin bildiği bugünlerde popüler bir SaaS girişim, geliştirildikten sonra 1 yıl boyunca bir tane bile ücretli satış yapamadı. Fakat bugün herkes bu girişimin ne kadar başarılı bir şirket olduğunu ve aldığı yatırımları konuşuyor. Ürün doğruydu, destek verecek ekip de vardı ama pazarlama stratejisi sektörün dinamiklerine uygun olmadığından 1 yıl zaman kaybettiler. 1 yıl boyunca satış yapamamış olmaları yanlış bir ürün olduğunu göstermiyordu.

Tabi diğer yandan işin perde arkasını ve bugünlere nasıl gelindiğini, başarılı SaaS girişimcilerine sormak lazım. Mesela Entegra Bilişim geliştirildikten sonra 6 ay boyunca yalnızca 5-10 müşteriye servis verebildi. Fakat ikinci yılı bittiğinde toplam müşteri adedi 1000’i buluyordu. Diğer SaaS yazılımlarda da bunlara benzer hikayeler söz konusu. SendLoop’un kurucusu Cem Hürtürk; ”önce bir müşteriye satış yapmak önemli” diyor. Sonra 1’i 10, 10’u 100 yapmak daha kolay. Müşterileri memnun ederek yavaş ve emin adımlarla ilerlemenin önemine değiniyor. Ve ekliyor; ”yazılım satışının temelinde sabır, sebat ve azim vardır. Dolayısıyla ilk müşteriniz çok memnun olursa birler binlere dönüşüverir.”

Peki tüm bu oyuncuların varlığına rağmen Türkiye’de hala boşluklar var mıdır? Kişisel görüşüm şöyle ki; sadece eTicaret yazılımı SaaS kategorisinde ölümüne rekabet çarpıyor gözümüze. eTicaret altyapı yazılım dikeyinde birkaç dev oyuncu dışında gerisine pek bir ekmek çıkmayacak gibi duruyor. Ama yazılım dikeyinde yeni bir SaaS ürün çıkarmaktansa bu dev oyunculara entegre çözümler/servisler/ürünler geliştirmek çok daha akıllıca olacaktır. Segmentify ve PriSync buna başarılı birer örnek olabilir. Hatta bunu globalde Shopify gibi eTicaret platformlarının app marketlerine yapmak çok daha akıllıca olacaktır. Çünkü gerçekten çok büyük boşluklar ve fırsatlar var.

SaaS işi Türkiye özelinde Global ölçekte çok daha önemli ve stratejik bir konuma sahip. Bu sebeple SaaS girişimcilerinin gözünü globale dikmesi daha esaslı bir vizyon olacaktır. Elbette Türkiye’yi bırakmayalım ama global oynamayı da asla ihmal etmeyelim.

Mühendislerin maaşları dolar cinsinden düşünüldüğünde Silikon Vadisi piyasa standartlarından en az 5 kat daha uygun (ucuz) durumdayız. Fakat bir SaaS yazılımın uluslararası açılımı düşünüldüğünde $ ile satış yapılacağından dolayı giderler TL iken, gelirler $ olacaktır. İşte bu durum Türk girişimcilere inanılmaz fırsatların kapısını açıyor. Buradan herkesi global SaaS girişimler çıkarmaya davet ederken yolunuzun çok uzun olduğunu, sabretmeniz gerektiğini ama tünelin sonunda göz kamaştıran bir ışık olduğunu söylemek istiyorum. Keyfiniz bol, kahveniz köpüklü olsun. Okuyun, okutun… 

TEKLİF İSTE